Hanımın Manto Çayı – Doğurganlık ve Gebelik

Hanım mantosu çayının hamilelikte nasıl bir etkisi vardır?

Hamileliğin son üçte birlik dönemindeki kadınlar muhtemelen doğuma hazırlanırken kadının mantosuna destek olabilirler. Bunun nedeni, şifalı bitkinin içerdiği kadın cinsiyet hormonu progesterona benzeyen fitohormonların çeşitli şekillerde yararlı bir etkiye sahip olduğunun söylenmesidir:

  • Pelvik kasların gevşetilmesi: Özellikle pelvik kaslar çok kuvvetli ise hanım mantosu çayı rahatlatıcı ve gevşetici bir etkiye sahip olabilir, bu da doğum sürecini kolaylaştırır.
  • Ağrı kesici: Kadınların manto çayı, doğum öncesi ve doğum sırasındaki son haftalarda ağrıyı hafifletici etkiye sahip olabilir.
  • Hemostatik etki: Kadın mantosundaki tanenler, doğum sırasında olası yaralanmalarda hemostatik etki gösterebilir.

Hamile kaldıktan sonraki ilk haftalarda şifalı bitki içeceğinin hormonal dengeyi düzenleyici etkisi nedeniyle hamileliği stabilize ettiği söyleniyor. Özellikle progesteron eksikliği olan kadınlar, hanımeli manto çayı yardımıyla hamileliği sürdürmek için hormon kaynaklı süreçleri nazikçe destekleyebilir.

Hanım mantosu çayının çocuk sahibi olmak isteyenlere etkisi nedir?

Kadın mantosu hamilelik öncesi bitkisel ilaçlarda da kullanılmaktadır. Burada odak noktası kadın döngüsünün düzenlenmesi ve yumurtlamanın teşvik edilmesidir:

Hanım mantosu çayının emzirme döneminde nasıl bir etkisi vardır?

Bebek buradayken bile hanım mantosu çayı destek sağlayabilir çünkü annede süt üretimini teşvik ettiği söylenmektedir. Şifalı bitkinin halk arasında süt otu olarak da bilinmesi boşuna değildir. Ebeler süt üretimini teşvik etmek için manto, rezene tohumu ve ısırgan otundan oluşan bir çay karışımı önermektedir.

Hanımın mantosu çayı: uygulama

Bir ila iki gram ince kıyılmış manto otunun üzerine 150 mililitre kaynar su dökün ve karışımın yaklaşık on dakika demlenmesini sağlayın. Günde birkaç kez öğün aralarında birer fincan hanımeli çayı içebilirsiniz. Ortalama günlük doz beş ila on gram bayan mantosudur.

Kadın mantosu binlerce yıldır jinekolojide kullanılmaktadır. Ancak etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmamıştır.